Sevgililik bazen iki insanı kendinden alıp götüren,
çevresine, ailesine, arkadaşlarına hatta kendine karşı bile yabancılaştıran
değişik bir ilişki tanıma girebiliyor. İnsanlar nedeni bilinmediğini düşündüğüm
bir sebepten mantıklarını kaybetmişçesine her şeylerini sevgililerine adıyor ve
dış dünyaya kendini kapatabiliyorlar. Böyle durumlarda çevrelerindeki normal
insanların da dengelerini ve değerlerini alt üst edebiliyorlar haliyle. Daha
iyi oturması için hadi biraz canlandıralım. Tüm vaktinizi açık hava bir
alışveriş merkezinde geçirdiğiniz güzel güneşli bir günde, tatlı ufak bir
telaşın içindesiniz, tam o sırada gözünüze çok da yakın mesafede olmayan birisi
çarptı. Yakın bir arkadaşınızın sevgilisi, ancak o da ne! Yanındaki fazla
samimi olan kişi sizin arkadaşınız değil de bir başkası. Olduğunuz yerde
kalakaldınız, şaşkınlığınızı gizleyemiyorsunuz ancak onlar sizi farketmiyorlar
bile. Tam o anda ne yapabilecekleriniz aklınızdan hızlıca film şeridi gibi
geçiyor. Arkadaşınızı arayıp hemen oraya çağırsanız belki de sizin yanlış
anlamanız yüzünden bir ilişki sonlanacak, ancak hiç de yanılıyormuşsunuz gibi
durmuyor. Saklamayı, hiç karışmamayı düşündünüz, kendinizi arkadaşınızın yerine
koydunuz... Ne yapsanız bir türlü doğru karar veremiyorsunuz. Aynısı sizin
başınıza gelse mutlaka bilmek isterdiniz ancak arkadaşınız ne tepki verir ondan
da çok emin değilsiniz. Sizin söylediklerinize inanmayıp üstüne bir de haksız
duruma düşmek de var. Malum ruh hali:sevgililik. Siz olsanız tüm riskleri göze
alıp söyler miydiniz yoksa riske atmayıp gözlerinizi kapatıp hayatı akışına mı
bırakırsınız?
No comments:
Post a Comment